1001 İstanbul Gezileri

belgrad

BELGRAD /BEYAZ ŞEHİR

25-27 Mart 2017

Ahmet Faik ÖZBİLGE liderliğinde

kapadokya-slider

Hüseyin Avni ile bir "Kapadokya Macerası "

07-09 Nisan 2017
2 Gece/ 3 Gün

Hatay-Mozaik-Muzesi-004

Hatay Gezisi

12-14 Mayıs 2017

Ahmet F. Özbilge gezi iderliğinde

Yaklaşan Turlarımız

SAMATYA "ALTINKAPI’DAN ARCADIUS’A"
(1001istanbul-TIT Topkatours)

Gezi lideri Hüseyin Avni Özkan 0532 425 04 26

Başlangıç: 10:00 Kazlıçeşme Marmaray İstasyonu

Katılım ücreti 50 TL

Kesin kayıt için formu doldurunuz:
http://1001istanbul.com/event/?event=263729014045426

Güzergah üzerinde ve civarında:
Via Egnatia - Kara surları - Altınkapı – Yedikule
Narlıkapı - Surp Hovannes Ermeni Kilisesi
Balık Müzesi - Demiryolu İşçileri Kilisesi
Studios Manastırı’ndan kalan Aya Ioannes Prodromos Kilisesi (İmrahor İlyasbey Camii) - Aya Konstantin ve Helena Kilisesi
Anarat Hığutyan Ermeni Katolik Kilisesi - Hagios Nikolaos Kilisesi
Hristos Analipsis Kilisesi - Psamathion (Samatya)
Samatya’da yemek molası. Seçenekler: Rakı-balık-mezecilere Küçük Ev, Arap Ali’nin Yeri, Varujan’ın Yeri (Günbilir); kebapseverlere Develi, Ali Haydar, bu liste uzar da uzar 🙂
Arap’la Taki’nin yeri Matya Cafe'de kahve/likör..
Hagios Menas Kilisesi (Altında Hagios Polykarpos ya da Hagios Karpos ve Papylos Martiryumu) - Hagios Georgios Kiparissa
Sulu Manastır (Eski Aya Maria Peribleptos Kilisesi, şimdi Surp Kevork Ermeni Kilisesi)
Sancaktar Hayreddin Camii (Gastrion Manastırı)
İsakapı Mescidi (meçhul kilise:)) - Esekapı (Eski Altın Kapı, Constantin Surları’nda)
Cerrahpaşa Hastanesi – Arzu edenlerle Tatlı Molası:)
Arkadius Sütunu (Forum Arkadius/Avrat Pazarı)
Bulgur Palas

Emi Uygun ile Galata'da Yahudi Mirası

26 Şubat Pazar
EMİ UYGUN ile
"GALATA'DA YAHUDİ MİRASI"
TIT Topkatours-1001istanbul

Gezi lideri EMİ UYGUN 0533 7485559

Buluşma saat 10:00'da Karaköy Murat Muhallebicisi.

Katılım ücreti 50 TL

Rezervasyon için kayıt formu linkini tıklayınız : http://1001istanbul.com/event/?event=412335835764810

Güzergah üzerinde:

Nordstern binası, Zülfaris, Voyvoda (Bankalar) Caddesi, Varlık vergisinden dolayı, II. Dünya Savaşı'nda Aşkale'ye sürülmüş Milaslı Gad Franco'nun binası.. Kamondo Merdivenleri.. Kart Çınar ve Eski Banka Sokağı'nda Cenevizlilerin yöneticisi "Podesta"nın binası ve Sen Piyer Han, Aşkenaz Terziler Sinagogu, Avusturya Aşkenaz Sinagogu, İngiliz Bahriye Hastanesi, 500. Yıl Vakfı Musevi Müzesi ve Neve Şalom Sefarad Sinagogu (Giriş 20 TL), Habib Gerez Cafesi'nde mola, Yahudi Yokuşu, İtalyan Sinagogu, D'Aronco Çeşmesi, eski Hamursuz Fırını.. Yemek Molası.. Eskiden Yahudilere ait olan bazı binalar, ressam ve şair Habib Gerez'in evi ve stüdyosu, Tünel Pasajı, Odakule eski Karlman Pasajı), Ben Gurion, Crespin....

Metin Kural ile Divanyolu'ndan Dersaadet'e

METİN KURAL ile
DİVANYOLU'NDAN DERSAADET'E
TİT TOPKATOURS-1001istanbul

Gezi lideri METİN KURAL 0532 2853392

Buluşma 10:00'da Sultan II. Mahmut Türbesi önü (erken gelenler için haziredeki Türk Ocağı Çay Bahçesi)

Katılım ücreti 50 TL
Katılım icin :http://1001istanbul.com/event/?event=1001907819916894
(linkteki formu doldurmanızı rica ederiz)

Divanyolu'ndan başlayan gezi Beyazıt, Süleymaniye, Vefa'da devam ediyor..
Rehberlerin Hocası Metin Kural çocukluğunun geçtiği bu kadim semtlerde bizleri tarihin derinliklerine surukluyor......

Güzergah üzerinde:

Sultan Mahmut Türbesi Haziresi'nden başlayıp, Çemberlitaş, Nuruosmaniye, Divanyolu çevresindeki medreseler ve bazı ilginç hanları görüp Beyazıt'a vasıl oluyoruz. Beyazıt Meydanı'nda yaşanmış olayları hatırlayıp oraları kolaçan ettikten sonra, Patrona Hamamı ve Hasan Paşa Medreselerini görüp biraz da Üniversite binalarından bahsederekten Süleymaniye diyoruz. Yemek molasını müteakip, Cami, Külliye ve Hazire'yi görüp manzaralı kafelerde bir soluklandıktan sonra ver elini Vefa... Ahşap evlerin en güzellerinin kaldığı sokakları gezip Kilise Camii, Atıf Efendi Kütüphaneleri'ni gördükten sonra Sedefkar Mehmet Camii yanındaki Vefa Bozacısı'nda klasik bozamızı içip Bozdoğan Kemeri'nin az bilinen köşesinden Burmalı Minareye bir göz atıp Şehzade Camii'ne geliyoruz. Sinan'ın ilk büyük eserini külliyenin diğer bölümleriyle beraber görüp Vefa Lisesi'ne de dışarıdan bir göz atıp Vezneciler'e dönüyoruz. Hava hala kararmamış ve de yorgunluktan ölmemişsek eski bir Bizans kilisesi olan Kalenderhane Camii'ne de bir göz atıyoruz.....

Sadece Öğrencilere Ücretsiz Galata: Binaların Dili Olsa

SADECE LİSE VE ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNE
MİMAR ve DUAYEN REHBER CEM CİNOL ile
GALATA : "BİNALARIN DİLİ OLSA" (ÜCRETSİZ)
1001istanbul-TIT Topkatours

Buluşma 10:30 Karaköy Meydanı Murat Muhallebicisi

Anlatan Cem Cinol 0532 6729927

Lütfen katılım formunu doldurunuz http://1001istanbul.com/event/?event=1244317018968659

Cem Cinol yılların rehberliği ve yaşamışlığının oluşturduğu birikimlerini binaların dilinden aktarırken, Galata'nın sürprizlerle dolu serüveni gözlerimizin önünden sanki bir film şeridi gibi geçip gidiveriyor...

"19. Yüzyıl yazarlarından İstanbullu Hagop Baronyan şöyle diyor: ''Galata'nın sınırları güneyde yankesiciler, batıda sarhoşlar, kuzeyinde katiller ve doğuda şarkıcı kızlardır'' ve ekliyor: ''Paranın ve çılgınlığın sınırı yoktu''.
Evet, belki parada ve çılgınlıkta sınır yoktur ama 19. yüzyılın ikinci yarısında Osmanlı İmparatorluğu paranın sınırına gelmiştir. Saray 1854 yılında ilk kez dışarıdan borç almak zorunda kalır. ''Galata bankerleri'' devlete borç vererek, alınan borçlara aracılık ederek, vergilerin toplanmasından, madeni para ihracına kadar, türlü yollarla, hazinenin açıklarını kapatmada Osmanlı hükümetine yardımcı olur ve giderek zenginleşirler. Bankalar ve finans kuruluşları, bu tarihlerde, liman civarında Galata'nın güney bölgesinde yoğunlaşmaya başlarlar. Paranın etrafında billurlaşan bir bankacılık ve finans merkezine dönüşen Galata'da Voyvoda Caddesi (sonraki adıyla Bankalar Caddesi) finans dünyasının kalbi olarak sivrilir. Bankerlerin çevresinde de yeni bir yaşam biçimi doğmaktadır. Zenginlik, Batı tarzı bir modernite getirmiştir. Galata ve çevresinde, bankaların ve banker ailelerinin yerleştiği birbirinden görkemli ve güzel mimari yapılar yükselmeğe başlar. Her mimari yapı, estetiği ve barındırdığı yaşamlarla türlü öykülerin kahramanlarına dönüşerek, zamanla, kent belleğine silinmeyecek bir biçimde yerleşir.
Binalar salt mimari yapılar olmaktan öte varlıkları üzerinden bir devrin tüm özelliklerini okuyabilmemizi sağlayan canlı organizmalardır. Binaların dilini okuyabilenler, bir kentin yaşam serüvenine yelken açarlar. Çok keyifli yolculuklara aralanan kapıların ardında, çeşitli dönemlerin türlü anıları canlanmaya, ete kemiğe bürünmeye başlar....

Cem Cinol

Hüseyin Avni ile Büyükada

BÜYÜKADA
Buluşma: saat 10:00 Büyükada Tarihi İskele.
Anlatan Hüseyin Avni
Katılım ücreti 50 TL
Rezervasyon için kayıt formu linkini tıklayınız : http://1001istanbul.com/event/?event=412335835764810

Gönlümüzdeki Program:
İskele ve Çevresi, Saat Kulesi, Panagia Meryem Kilisesi, Aziz Dimitrios Kilisesi, Balıkçılar, San Pasifiko Katolik Kilisesi, Vatikan Büyükelçiliği Köşkü, Surp Asdvadzadzin Ermeni Katolik Kilisesi, öğle yemeği molası, Tarihi Merkez Eczanesi, Hesed Le Avram Sinagogu, Hamidiye Camii,
Troçki Evi, Hagios Sathiros Christou Manastırı, Rum Yetimhanesi, Konaklar, Anadolu Kulübü.

DERGİ

KESİN HAREKETLİ

Gezilerimiz kişi sayısına bakılmaksızın söz verilen saatte ve buluşma noktasında başlar.

SIRADIŞI VE SAMİMİ REHBERLİK

Konulara hakim, bilgiyi duygusuyla vermesini bilen rehberlerimiz eşliğinde keyifli bir seyahat

MACERA TADINDA GEZİLER

Gönlümüzdeki program uyarınca, içimizden geldiği gibi, mümkün olanın en iyisini yapmaya çalışıp, olmuyorsa da canımız sağolsun diyebileceğimiz…

Neden İstanbul Gezileri?

İçinde yasadığımız şehirlerle olan ilişkimiz,

şehirlerin büyümesi ve kalabalıklaşmasıyla birlikte,

günden güne daha eksik ve sorunlu bir hale gelebiliyor.

Hele bir de günlük yaşamın koşuşturması,  iş stresi ve dahi ulaşımda kaybedilen zaman da bunlara eklenince

şehrin sokaklarına, mahallelerine, değerlerine ve hepsinden önemlisi geçmişine yabancılaşıyoruz.

Şehirlerin büyümesiyle gelişen ve şehri bir ağ gibi sarmaya başlayan toplu ulaşım araçları ve arabacıklarımız beraberinde hatırı sayılır bir konforu getirirken bizi de şehrimizin sokaklarından koparıyor.

Gitgide daha az yürüyoruz.

Bir süre sonra şehrimiz bizim için  gelmişi ve geçmişi olmayan ve sürekli  şu anın  yaşandığı bir mekâna dönüşüyor.

Oysa unutuyoruz ki bu şehir  binlerce yıl boyunca ne kültürlere, ne topluluklara, ne şahsiyetlere ve ne yapılara mekân oldu.

Tüm yaşanmışlıklar şehrin toprağına, suyuna, sokaklarına ve binalarına sindi.

Hele bu şehir dünyamızın iki büyük merkezinden biri olan Istanbul ise, bahsettiğimiz sadece bir şehrin tarihi değil, gezegenin tarihidir.

İstanbul’la aramızdaki buzları eritmenin tek yolu  koşuşturmayı bir süreliğine de olsa bırakıp, kafayı kaldırıp sokakları arşınlamaya ve tarihin tüm izlerini keşfetmeye çalışmaktan geçiyor.

Eğer niyetli ve kararlıysanız, gelin İstanbul’u kapı kapı, sokak sokak, semt semt bizimle yürüyerek keşfedin ve şehrin sesine kulak verin.