Girdi yapan Egemen Demircioglu

Kuş Yuvası

EGEMEN DEMİRCİOĞLU Boğaziçi Üniversitesi’nin eskiden Robert College olan güney kampüsünde “Manzara” denilen çok hoş bir yer vardır. Söz konusu “manzara” tabi ki Boğaz ve karşı kıyıdır. Manzara’dan biraz sağa doğru yürüdüğümüzde, kampüsün sınırını belirleyen alçak duvarın hemen arkasında, ayağımızın dibinde, bahçe içinde bir ev olduğunu görürüz. Burası Tevfik Fikret’in Aşiyan’ıdır. Tevfik Fikret daha çok Galatasaraylı […]

Gene Gennadios

EGEMEN DEMİRCİOĞLU Kilisenin kimliği konusunda en ufak bir şüphe yoktur çünkü kilise Fetih’ten sonra tam 138 yıl Rum cemaatin elinde kalmıştır, hem de Patrikhane Kilisesi olarak (dolayısıyla kaydı kuydu bol bol mevcuttur). Fatih Patrikhane kilisesini (yani Ayasofya’yı) camiye çevirmişti zaten. Kendi elleriyle kurduğu patrikhaneye bir kilise tahsis etmesi gerektiğinde, Ayasofya’dan sonraki en prestijli kilise olan […]

Fethiye

EGEMEN DEMİRCİOĞLU Pammakaristos III Murat döneminde camiye çevrildi. Azerbaycan’daki bir fethin şerefine adı Fethiye Camii oldu. Ondan önce de kiliseyi camiye çevirme girişimleri olmuştu. Kilisenin yükseklerdeki havadar ve manzaralı konumu Osmanlı muktedirlere çok çekici geliyordu. Fatih’in oğlu Beyazıt döneminde mesela böyle bir girişim oldu. Fatih’in fermanları ortaya çıkarılıp kilise kurtarıldı. Benzer şeyler Yavuz ve Kanuni […]

Define Avcıları

EGEMEN DEMİRCİOĞLU Kiliseden çıkıp sola ve tekrar sola döndüğümüzde (kilisenin etrafını dolaşmış oluyoruz), önce kiliseye komşu birtakım yıkıntılar dikkatimizi çeker. Yıkıntıların önündeki alanda çerçöp ve her zaman muhakkak birtakım tavuklar bulunur (ve piliçleri avlamak için fırsat kollayan kediler!). Bu yıkıntılar eskiden Kiliseye ait müştemilatmış (ve tarihi bina anladığım kadarıyla). Gel gelelim, define avcıları, define bulacağız […]

Kırmızı Mektep

EGEMEN DEMİRCİOĞLU Kıpkırmızı…. demiştik. Zaten “Kırmızı Mektep” diye de anılır öteden beri. Tahmin edeceğiniz gibi Rum Erkek Lisesi’nden bahsediyoruz. Türkçe isim pek etkileyici değil. Rumca orijinal isim bize kurumun önemini daha iyi anlatır: “Megali tou Genous Skoli”. Yani, “Milletin Büyük Okulu” (Kısaca “Megali Skoli”, yani “Büyük Okul”). Kuruluş tarihini de öğrendiğimizde karşımızda hakikaten GSL’ye rakip […]

Takke

Biraz yukarıda, Kırmızı Mektep’le komşu Mesnevihane vardır. Bahçesinden güzel Kırmızı Mektep fotoları çekilebilir. Mesnevihane’nin minaresinin tepesinde bir derviş takkesi dikkatimizi çeker. Buranın tarikat erbabına (yani mutasavvıflara) ait olduğunu gösterir bu. Nitekim, Mesnevihane esasen bir tekkedir. On dokuzuncu yüzyılda, içinde Mesnevi öğrenilsin, okunsun vs. diye yaptırılmış (Mesnevihane de “feci restorasyon” bağlamında tartışılan yerlerden). Buradan itibaren artık […]

Mihail

Tabi ki ilk gözümüze çarpan, bahçenin hoşluğudur (birçok başka Rum Ortodoks kilisesinde olduğu gibi). Bahçenin bir köşesinden, kırmızı rengiyle ve bütün ihtişamıyla Rum Erkek Lisesi görünür. Ön planda, yine kırmızı tuğladan (ve gayet yeni olan – 1892) Moğolların Meryem’i Kilisesinin çan kulesi. İçeri girdiğimizde Dört Yapraklı Yonca planı hemen hissederiz. Ama aynı zamanda bu orijinal […]

Antakya

EGEMEN DEMİRCİOĞLU Artık kiliseye girmenin zamanı geldi. Kiliseye göz kulak olmakla görevli aile bize kapıyı açar. Söz konusu aile, daha önce de bahsettiğimiz Hataylı Ortodoks Araplardandır. İstanbul’daki Rum Ortodoks kiliselerinin hemen hemen tümünün bekçileri bu Hataylı vatandaşlarımızdır esasen. Antakyalı Ortodokslar, bekleyebileceğimiz gibi, Antakya Rum Ortodoks Patrikliğine bağlıdırlar ama bu patriklik bir süredir (14’üncü yüzyıldan beri!) […]

Taş Odalar

Bakışlarımızı yine Petrion’a çevirelim fakat bu sefer tepelere değil, aşağılara, daha yakınımıza, göz hizamıza bakalım: Haliç surlarının dışında bir dizi taş yapı görürüz. Bunlar muhakkak dikkatimizi çekmiştir bu yoldan arabayla vs. geçerken. Bunlar, bir zamanlar Fener Beylerinin oturduğu konaklara ait yapılardır. İstanbul’un alınmasından bir yüzyıl geçtikten sonra Rum cemaati oldukça toparlanmış görünüyor. Rumlar, imparatorluğun geniş […]

Manastır

Haris Spataris, Vodina Caddesini Manastır Yolu diye anıyor. Çünkü Vodina Kafe’nin komşusu olan geniş arazide (15 dönüm gibi oldukça büyük bir alan) Kutsal Mezar Manastırı bulunuyordu. İsa çarmıhtan indirildikten sonra, zamanın usulüne uygun olarak cansız bedeni kayadan oyulmuş bir mezar odasına konuldu ve mezarın girişi ağır bir taşla kapatıldı. Gel gelelim, üç gün sonra, Mecdelli […]