Bir sengine koca Acem mülkünün feda edildiği şehirlerin ecesi İstanbul’un 16. Yüzyılından hikâyeler…
Kayseri’nin bir köyünden başlayarak, üç kıtayı adımlayan, İstanbul’un asıl efendisi Sinan’ın masalını amellerinden dinleyerek, şehrin gizemlerine bir davettir bu, eyyyy yolcu.
Bir yüzü aya, bir yüzü güneşe meyleyeden, güzelliğiyle Mihrimah’ın bahtsız talihi, titizlik hastası Şemsi Paşa’nın Osmanlı’ya illet ettiği zillet, kurnalarında pazarlık edilen hamam. Sarayın tomurcuk güllerinden yükselip kayınbabasının ayakucuna iliştirilen caminin haris banisi, Sinan’ın yokuşu düz eden pergeli. İstanbul’un ortasındaki boş taht, güneşi en güzel batıran cami, Koca Sinan’ın kendine layık gördüğü fakir mescit, bir cami uğruna Bağdat’a gidip gelen Takkeci Mehmet Ağa’nın kitaplara konu olan hayatı…
Hikâyelerin gerçekleriyle donanan güzellikler, size her teferruatı unutturacak.
Gönlümüzdeki program: Üsküdar Mihrimah Sultan Camii, Mimar Sinan Çarşısı, Şemsi Paşa Kuşkonmaz Camii, Rüstem Paşa Camii (dışarıdan), Süleymaniye Camii, Şehzadebaşı Camii,Takkeci Mehmet Ağa Camii, Edirnekapı Mihrimah Sultan Camii.

Yorumlar

Yorum