İRAN İZLENİMLERİM

METİN KURAL

10 gün İran’ı gezdim. 13 kişilik Fransız bir gruba monte olmuştum. Biraz gözlemlerimi aktarayım.

Ülke güvenlik ve sükunet açısından bizden iyi. Bir tane bile insanlar arası dalaşma, bağırıp çağırma görmedim. Turisti sokakta bir şeyler satmak için taciz eden de pek görmedim, hiç dilenci görmediğim gibi. Trafik ise bizden kötü. Yayaya saygı, yol verme falan yok. Kaldırımlarda ve kapalıçarşılarda motor terörü bizden kat kat fazla. Arabalar model olarak bizden geri hele şehir içi otobüsler bizde hurdalıkta bile kalmamış modellerden.

Gördüğüm şehirleri değerlendirmek gerekirse bence Tahran 1, Şiraz 3, Yazd 3, İsfahan 4, Kaşhan 3, Kum 2, Persepolis Antik Kenti 4 yıldız. Tahran’da Gülistan Sarayı dışında akılda kalıcı anıt göremedim. Gördüğüm insan yaşam standardı da diğer şehirlerin gerisinde gibi geldi. Sivil mimari, çevre düzenlemesi de bence bizden geri.

Ülkede hesapta İslami rejim var ama bütün önemli tarihi camileri müze haline getirmişler, yabancılara 10-15, yerlilere 2-3 TL’ye denk gelen bir paraya giriliyor. Bazı parkların da girişi paralı.

Bize vize yok. Beraber gezdiğim Fransızlar havaalanında vize almak için 2-3 saat kadar formalitelerle uğraşıp parayı ödeyebilmiş ve vizeyi almışlar. Hemen her yerde bilgilendirmeler bir hayli yetersiz.

Sokaktaki kadınlar mecburen başını örtüyor, ancak çoğu saçlarının yarısını açıkta bırakacak şekilde zoraki bir şekilde. Ayrıca sokaktaki kadınlar davranışlarında sanki bizdekilerden daha serbest. Belki bir sebebi de erkeklerde kadınlara yiyecekmiş gibi bakan veya kesen tiplerin pek olmaması. Genelde kadınlar erkeklerden daha derli toplu, bakımlı ve düzgün giyimli. Çok sayıda kadının ve daha az erkeğin turistlere son derece sıcak selamlar vererek muhabbet etmek istemeleri resmen turistleri havaya sokuyor.

Anıtlarda çini süslemesi bazen gereğinden de fazla. Taş işçiliği çok güzel. Ben en çok Yazd şehrindeki Cuma Camii’ni beğendim. İsfahan’ın harika meydanı ve Kum şehrindeki Şii’lerin ziyaret mekanındaki atmosfer de çok etkileyiciydi. Bir de Persepolis antik şehri ve yakınındaki Nakş-i Rüstem kaya mezarları.

Yemekler pek ahım şahım değildi, içki olmaması insanda, içeceği olmasa da, bir sıkıntı yaratıyor. Kaçak bulunması sorun değil ama bir yerde verdikleri şarap berbattı.

İslam Sanatı’na meraklı olup, ve de yakın- uzak komşumuzu tanımak isteyenlere, bazı yerlerde alıştıkları standardları bulamayacaklarını bilerek, gitmeleri önerilir. Ama bir
seyahati daha çok keyif için yapanlara hararetle tavsiye edemem.

Yazıya birkaç resim de koymak isterdim ama cep telefonum uçakta kilitlendi ve servis bile açamadı. Tatsız bir sürpriz oldu.

Metin KURAL

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Yorumlar

Yorum