İstanbul By Night

ASİYE SAKLIM

1001 İstanbul’un düzenlediği ve Hüseyin Avni Özkan rehberliğindeki “İstanbul By Night” turuna katılabildik nihayet. Tur hakkındaki izlenimlerimizle ilgili birkaç kelam edelim dedik J

Efendim turdan önce kızlar aradı; biz Hüseyin Avni Bey’in turuna katılacağız gelir misin diye… Ben dünden razı “gezenti”. “Tamam katılırım” dedim.

Daha önce iki defa katılmıştım ama ikisinde de yarım bırakmıştım. Sadrazam Mahmut dönüşü Karaköy’de turu bırakıp, ya Taksim’e ya da başka bir yere gitmişim. Bu defa turu tamamlamaya kararlıydım. “Hadi bakalım” deyip tura başladık.

Öncelikle çalıştığım iş yeri çok uzak olduğu için 1 saat öncesinden izin alıp yola koyuldum. Metrobüs -Tramvay derken kendimi Karaköy’de buldum. Buluşma yerine erken geldiğimden Karaköy’de biraz gezdim. Balık avlayan insanları izleyip, bol bol fotoğrafladım.

Saat 18: 45 gibi Karaköy Haliç Vapur İskelesinde tura gelen arkadaşlar-rehberimizle buluşma ve Sütlüce’ye hareket. Vapur denizde nazlı nazlı süzülürken Haliç an be an fotoğraflanacak Haliç’in muhteşem manzarası eşliğinde sevimli rehberimiz anlatmaya başlıyor. Bir yandan bilgilenirken diğer yandan da Haliç’in altın rengini alması görsel bir şölene dönmesi hepimizi büyülüyor… Yolculuk o kadar zevkli ki; zaman nasıl geçiyor anlamıyoruz.

Derken; Sütlüce’de inip bir fotoğraf molası sonrası, Sadrazam Mahmut‘a gidiyoruz. Verilen siparişler sonrası gelen yemekler ve mezeler müthiş…

Sadrazam pilavı… Bu pilav anlatılmaz yenir ama ben kısaca anlatayım; Kavurma, kaymak domates et suyuyla birlikte masada pişiriliyor. Uykuluk, güveçte tereyağlı işkembe kavurma, ciğer ve daha bir sürü güzellik, aslan sütü eşliğinde yenilip içildi. Bol bol fotoğraf çekildi…

Otobüse binilip Eminönü-Karaköy’de inilip  Karaköy Köprüsü’nden yürüyerek püfür püfür esen rüzgar ve balık ekmek, soğan kokuları eşliğinde tarihi yarımadada görebildiğimiz tüm camileri, sarayları, türbeleri, hikayeleriyle birlikte anlattı rehberimiz.

Yürüyerek Karaköy Meydanı’ndan, Rus Ortodoks Çatı Kiliseleri, Türk Ortodoks Kiliseleri, Surp Krikor Lusavoriç Ermeni Kilisesi’nin olduğu sokaklardaki gezintiden sonra Katmer tatlı molası verildi Köşkeroğlu’nda. Yenilen tatlılar, katmerler (Ben çeyrek yiyebildim)  ve içilen çaylardan sonra geziye devam… Leblebici Şaban Sokağı ve  Alageyik Sokakta aşkın paralı hali olan malum evlerin önünden geçiş ve kısa bir anlatım. Saint Benoit Lisesi, Surp Pırgıç Katolik Ermeni Kilisesi anlatıldıktan sonra turun finali Tophane’de Kılıç Ali Paşa Camii’nde oldu.

Vedalaşma, telefon alıp verme, kim hangi yöne, hangi araçla gidecek faslı sonrası bir başka turda görüşmek üzere güzel arkadaşlıklar ve hoş bir gezinti idi akıllarda kalan…

Kendi adıma ben turu sonradan Karaköy nargile keyfi yaparak sonlandırdım.

 

ASİYE SAKLIM

Yorumlar

Yorum