1001 İstanbul Gezileri

belgrad

BELGRAD /BEYAZ ŞEHİR

27-30 Mayıs 2017

01-03 Nisan 2017 Burhan Dursun liderliğinde

KAPALICARSI

İSTANBUL GEZİLERİ

Alanında uzman lisanslı rehber eşliğinde İstanbul semtlerini keşfedin !

TUR TAKVİMİ

mardin-2

15-18 Haziran Perşembe Pazar

MARDİN'DEN MEZOPOTAMYA MANZARALARI

AHMET FAİK ÖZBİLGE
NERMİN HATAY
REHBERLİĞİNDE

Yaklaşan Turlarımız

Haliç'in Meyhaneleri; Sır Mekanları

HALİÇ'İN MEYHANELERİ SIR MEKANLARI
TIT Topkatours-1001istanbul

Anlatan Burhan Dursun 0532 422 80 77

Buluşma 09:30 Karaköy İskelesi çıkışı

Katılım ücreti 50 TL

Katılım için linkteki formu doldurunuz: http://1001istanbul.com/event/?event=190380854813654

Gönlümüzdeki program :
Gezimize kısa bir Karaköy turu atarak başlıyoruz.. Yeraltı Camii, Fransız Geçidi, Rus Çatı Kiliseleri, Türk Ortodoks Patrikhanesi, (arada minik bir sürpriz), Heykelli Ziraat Bankası'nı gördükten sonra, Küçükpazar'ın yolunu tutuyoruz..
Orda da bizi henüz eski dokusunu ve ruhunu kaybetmemiş bir sokakta, İstanbul'un salaş ve sevimli bir mekanı bekliyor: Aslında gizli bir koltuk meyhanesi olan Köfteci Ali'nin köftesi, piyazı, böbreği, koç yumurtası, güler yüzü, kalenderliği..! - Peki yanında ne içicez? - Hallederiz abi! diyen bir şef 🙂
Daha sonra bir otobüse atlayıp Balat'ın yolunu tutuyoruz. Akabinde Balat'ın tarihi yapıları, sanat atölyeleri ve eskici dükkanlarıyla dolu sokaklarını arşınlayıp, Agora Meyhanesi'ne de bir selam çakıp Vodina Caddesi'ndeki Hüseyin'in Yeri'ne dalıyoruz. Sarımsaklı Arnavut ciğeri ve Karadeniz usulü tereyağında ıspanaklı yumurta nasıl bu kadar lezzetli olurmuş yerinde müşahede edip tekrar yola koyuluyoruz..
Aralarda eski meyhaneler nasıldı, neler yenilir içilirdi, adetler, raconlar, jargonlar ne şekildeydi, bunları da konuşuyoruz..
Seferadlara dair bir kaç noktaya göz atıp arzu edenlerle Fetih İşkembe Salonu'nda nefis şirden-damardanımızı bile içiyoruz.. Ardından, Cumbalı Serhat'ın yerinde kahve molamızı verip biraz açılıyoruz.
Ardından Ayvansaray'dan vapura binip Hasköy'e geçiyoruz. Kısa bir Hasköy Sütlüce yürüyüşünden sonra Sadrazam Mahmut'un yerinde soluğu alıyoruz ve uykuluğun ve tereyağda işkembenin ve dahi Sadrazam Pilavı'nın tadına bakıyoruz.
E artık burdan sonra dağılabilir veyahut burada kalıp da dağılabiliriz 🙂

Kapalıçarşı, Hanlar, Çatılar

Buluşma 10:00 Beyazıt İstanbul Üniversitesi Kapısı

Gezi lideri BURHAN DURSUN 0532 4228077

Katılım bedeli 50 TL

Gönlümüzdeki Program:
Beyazit Meydani, Sahaflar, Yolgeçen Hanı, Kalpakcilar, Kuyumcular, Bakırcılar, Yorgancilar, Gramofoncu Mehmet Usta, Gülipek Hamit Fırat, Cebeci Han, Dr’s Number One Eğin Tekstil, Astarcı Han, Örücüler, Sivaslı Yazmacı Necdet, Kavaf Nesim Levi, Şark Kahvesi, Kürkçüler, Koç Deri, Çemberlitaş, Nuruosmaniye Camii ve Sultan Kasrı, Vrej Usta, Gül Otantik Ermeni Lokantası, Sandal Bedesteni, Kokoreççi Erdinç, Ottoamano, Halıcılar, Cevahir, Nick's Diffenbahia, Erdün Antik, Bizans Kartalı, Apraham'ın Yeri 1882, Zincirlihan, Şişko Osman, Kuyumcu Merim, Gülebru Dönercisi, Ayaklı Borsa, Çuhacı Han, Sıraodalar, Kalcılar Hanı, Gümüşçüler, Mahmut Paşa Yokuşu, Abud Efendi Hanı, Mahmut Paşa Hamamı, Büyük Yeni Han, Büyük Valide Han, Mercan, Şark Han, Tahtakale, Balkapanı, Köfteci Yaşar, Rüstem Paşa Camii, Galata Köprüsü’nde gün sonu birası...

Kapalı Çarşı
Orhan Veli Kanık
Giyilmemiş çamaşırlar nasıl kokar bilirsin,
Sandık odalarında;
Senin de dükkanın öyle kokar işte.
Ablamı tanımazsın,
Hürriyette gelin olacaktı, yaşasaydı;
Bu teller onun telleri,
Bu duvak onun duvağı işte.
Ya bu camekandaki kadınlar?
Bu mavi mavi,
Bu yeşil yeşil fistanlı...
Geceleri de ayakta mı dururlar böyle?
Ya bu pembezar gömlek?
Onun da bir hikayesi yok mu?
Kapalı Çarşı deyip geçme;
Kapalı Çarşı,
Kapalı kutu

Sunum: Emi Uygun ile İzmir Yahudileri Kitabı

25 MAYIS PERŞEMBE
SUNUM: İZMİR YAHUDİLERİ KİTABI
1001İSTANBUL - TIT TOPKATOURS

Sunumu yapan EMİ UYGUN 0533 7485559

Buluşma 19:00 - 21:30 arası Galata Cafe Biberon'da (Janset'in yeri Serdar-ı Ekrem Sokağın hemen bir altı Tatarbey Sok) Janset Bilgin 0532 2351968

Katılım ücreti 50 TL (25 TL Janset'in hazırladığı turtalar, börekler, kekler ve çay için, 25 TL de Sevgili Emi Uygun'un birikim ve yorumlarıyla zenginleştirdiği anlatımı için)

Kesin kayıt yaptırmak için Emi Uygun'u arayınız 0533 7485559
Kontenjan 25 kişi..

Cem Cinol ile Galata Binaların Dili Olsa

CEM CİNOL ile GALATA :
"BİNALARIN DİLİ OLSA"
Cem Cinol Galata'yı binaların dilinden aktarırken, Pera'nın sürprizlerle dolu serüveni gözlerimizin önünden bir film şeridi gibi geçip gidiveriyor...
1001istanbul-TIT Topkatours

Buluşma 10:30 Karaköy Meydanı Murat Muhallebicisi

Katılım icin : http://1001istanbul.com/event/?event=1284596818256162
(linkteki formu doldurmanızı rica ederiz)

Anlatan CEM CİNOL 0532 6729927

Katılım ücreti 50 TL

Cem Cinol'dan:
"19. Yüzyıl yazarlarından İstanbullu Hagop Baronyan şöyle diyor: ''Galata'nın sınırları güneyde yankesiciler, batıda sarhoşlar, kuzeyinde katiller ve doğuda şarkıcı kızlardır'' ve ekliyor: ''Paranın ve çılgınlığın sınırı yoktu''...

Evet, belki parada ve çılgınlıkta sınır yoktur ama 19. yüzyılın ikinci yarısında Osmanlı İmparatorluğu paranın sınırına gelmiştir. Saray 1854 yılında ilk kez dışarıdan borç almak zorunda kalır. ''Galata bankerleri'' devlete borç vererek, alınan borçlara aracılık ederek, vergilerin toplanmasından, madeni para ihracına kadar, türlü yollarla, hazinenin açıklarını kapatmada Osmanlı hükümetine yardımcı olur ve giderek zenginleşirler. Bankalar ve finans kuruluşları, bu tarihlerde, liman civarında Galata'nın güney bölgesinde yoğunlaşmaya başlarlar. Paranın etrafında billurlaşan bir bankacılık ve finans merkezine dönüşen Galata'da Voyvoda Caddesi (sonraki adıyla Bankerler Caddesi) finans dünyasının kalbi olarak sivrilir. Bankerlerin çevresinde de yeni bir yaşam biçimi doğmaktadır. Zenginlik, Batı tarzı bir modernite getirmiştir. Galata ve çevresinde, bankaların ve banker ailelerinin yerleştiği birbirinden görkemli ve güzel mimari yapılar yükselmeğe başlar. Her mimari yapı, estetiği ve barındırdığı yaşamlarla türlü öykülerin kahramanlarına dönüşerek, zamanla, kent belleğine silinmeyecek bir biçimde yerleşir.
Binalar salt mimari yapılar olmaktan öte varlıkları üzerinden bir devrin tüm özelliklerini okuyabilmemizi sağlayan canlı organizmalardır. Binaların dilini okuyabilenler, bir kentin yaşam serüvenine yelken açarlar. Çok keyifli yolculuklara aralanan kapıların ardında, çeşitli dönemlerin türlü anıları canlanmaya, ete kemiğe bürünmeye başlar....

Cem Cinol

Burhan Dursun ile Belgrad Gece Gündüz

BELGRAD / BEYAZ ŞEHİR (27-30 MAYIS)
(1001İSTANBUL - TIT TOPKATOURS)

Gezi lideri BURHAN DURSUN 0532 4228077

Katılım ücreti 180 € (ÜCRETE DAHİL OLANLAR: "Şehir merkezinde" 3 gece oda+kahvaltı otel, rehberlik ve tüm geziler, "extra tur yok"..)
Single oda farkı 45 €

Tavsiye edilen uçuşlar:
Gidiş 27 Mayıs Cumartesi 10:25 Atlas Hava Yolları ile İstanbul Atatürk- Belgrad Nikolai Tesla
Dönüş 30 Mayıs Salı 21:00 Atlas Hava Yolları ile Belgrad Nikolai Tesla- İstanbul Atatürk
(Daha önceki bir uçakla gelmek ya da gezi sonrası kalıp daha sonraki bir uçakla dönmek de mümkün)

Gönlümüzdeki Program:

Cumartesi
Kalemegdan (Kaleiçi) ve Sava Nehri – Askeri Müze - St. Petka ve Ruzia Kiliseleri - Kula Nebojsa (Cesaret Kulesi) - Türk Hamamı - VI. Carl Kapısı - Roma Kuyuları - Belgrad’ın sembolü olan Pobednik - Mora Fatihi Damat Ali Paşa Türbesi - Saat Kulesi – Toplar, tanklar - Torture (işkence) Müzesi - Stari Grad
Öğle Yemeği “? Restaurant” ya da parkta bir tencere dolusu köfte ve bira !! (Restoranın adı hakikaten de "?")
Knez Mihailova Caddesi (Belgrad’ın İstiklal Caddesi) - Zepter Museum - Mermer çeşme – Ressamlar
Akşam Yemeği “Lorenzo & Kakalamba”da, eksantrik dekoru ve menüsü, ünlülerin de uğrak yeri..
Sava Nehri kıyı barları ve diskotekleri – Beton Hala - Cantina de Frida Bar şu ara en popüler- Ayrıca Communale ve Krug

Pazar
Börekçi Pekara - Nikola Tesla Museum - Akademija Bar Cafe - Tren Garı Cafe Sur
Belgrad Waterfront, 1912
Öğle Yemeği “Lovac Restaurant”da av etleri (geyik, karaca, yaban domuzu, yaban ördeği….)
Aziz Sava Kilisesi ve Meydanı - Köprüden geçiş - Tramway gezisi
Taşmeydan Park’taki Aziz Marcus Kilisesi – Sebze ve balık pazarı – “Velika Skaderlija” bira ya da kahve molası - Skadarska
Akşam Yemeği “Dva Jelena 1832” – Kafanalar - Soslu işkembeci (?)
Night Club - Striptiz Show

Pazartesi
Zemun Limanı – Gardos Kulesi – Synagoga - Dar sokaklar ve tipik evler
Öğle yemeği balık restoranlarından birinde (Saran Restaurant….)
Tekne ile Sava ve Tuna üzerinde dolaşma imkanı, Savaş Adası, Sazlıklar..
Akşam Yemeği serbest

Salı
Sırbistan Ulusal Bankası Müzesi - Prenses Ljubica’nın Sarayı - Karşı kilise – Cafe Moskova - Cumhuriyet Meydanı – Prens Mihailo Obrenoviç - Ulusal Tiyatro - Boško Buha Tiyatrosu - Ulusal Müze
Öğle yemeği pleskaviscka (meşhur büyük köfte)
Josip Broz Tito'nun Mezarı ve Müzesi
Merkeze dönüş ve alışveriş için serbest zaman

Not: Programda gözüken yeme, içme, eğlenme noktalarının hepsi tavsiye niteliğinde, zorunluluk yok, herkes kendi yediği içtiğini öder..

DERGİ

KESİN HAREKETLİ

Gezilerimiz kişi sayısına bakılmaksızın söz verilen saatte ve buluşma noktasında başlar.

SIRADIŞI VE SAMİMİ REHBERLİK

Konulara hakim, bilgiyi duygusuyla vermesini bilen rehberlerimiz eşliğinde keyifli bir seyahat

MACERA TADINDA GEZİLER

Gönlümüzdeki program uyarınca, içimizden geldiği gibi, mümkün olanın en iyisini yapmaya çalışıp, olmuyorsa da canımız sağolsun diyebileceğimiz…

Neden İstanbul Gezileri?

İçinde yasadığımız şehirlerle olan ilişkimiz,

şehirlerin büyümesi ve kalabalıklaşmasıyla birlikte,

günden güne daha eksik ve sorunlu bir hale gelebiliyor.

Hele bir de günlük yaşamın koşuşturması,  iş stresi ve dahi ulaşımda kaybedilen zaman da bunlara eklenince

şehrin sokaklarına, mahallelerine, değerlerine ve hepsinden önemlisi geçmişine yabancılaşıyoruz.

Şehirlerin büyümesiyle gelişen ve şehri bir ağ gibi sarmaya başlayan toplu ulaşım araçları ve arabacıklarımız beraberinde hatırı sayılır bir konforu getirirken bizi de şehrimizin sokaklarından koparıyor.

Gitgide daha az yürüyoruz.

Bir süre sonra şehrimiz bizim için  gelmişi ve geçmişi olmayan ve sürekli  şu anın  yaşandığı bir mekâna dönüşüyor.

Oysa unutuyoruz ki bu şehir  binlerce yıl boyunca ne kültürlere, ne topluluklara, ne şahsiyetlere ve ne yapılara mekân oldu.

Tüm yaşanmışlıklar şehrin toprağına, suyuna, sokaklarına ve binalarına sindi.

Hele bu şehir dünyamızın iki büyük merkezinden biri olan Istanbul ise, bahsettiğimiz sadece bir şehrin tarihi değil, gezegenin tarihidir.

İstanbul’la aramızdaki buzları eritmenin tek yolu  koşuşturmayı bir süreliğine de olsa bırakıp, kafayı kaldırıp sokakları arşınlamaya ve tarihin tüm izlerini keşfetmeye çalışmaktan geçiyor.

Eğer niyetli ve kararlıysanız, gelin İstanbul’u kapı kapı, sokak sokak, semt semt bizimle yürüyerek keşfedin ve şehrin sesine kulak verin.