Yeşilköy’de doğmadan Yeşilköy’ü hissetmek

EMİ UYGUN

Sevgili Üstad Ahmet Faik Özbilge “Emi, Yeşilköy turunu neden sen yapmıyorsun?” diye sorduğunda ruhsal olarak bu fikre hiç yabancılaşma hissetmedim.. Çünkü canım arkadaşım Dilek ve ailesini birçok kez ziyaret ettiğimde onların bana sunduğu misafirperverlik, sevgi, samimiyet ve ayrıca Süryani kökenli vatandaşlarımızın tarzında pişirdiği yemekler ve o güzelim Süryani şaraplarından ikramları Yeşilköy’ün güzelliği, karakteri, sıcaklığı, yaşanmışlığı, renkli köşkleri uzun keyifli sahili ile birleşti…

Karacaoğlan şiirinde “ben güzele, güzel demem güzel benim olmayınca” der. Ben burada yaşamasam da Yeşilköy’ü her yönden çok sevdim, uzlaştım, kendimi oraya ait hissettim.. Daha önce bir çok kez Aslen İzmirli olduğumdan bahsetmiştim.. İzmir’imizin kordon boyu sahili, balık restoranları, insanların sıcaklığı, mahalle duygusu ve daha nicelerini burada da buldum. Bana çok tanıdık geldi Yeşilköy…

Bizler İzmir’de çocukken Levanten Katolik, Müslüman, Yunan Ortodoks ve Museviler hep beraber büyüdük.. Geçmişte hamursuz bayramı kutlandıktan kısa bir süre sonra evimize Paskalya için rengarenk yumurtalar gelirdi.. Oyun oynadığımız arkadaşımın evinde Hz. İsa’nın mağarada doğumunu gösteren temsili maketi vardı.. Şeker bayramında komşularımızı ziyaret edip, el öpüp bir güzel şekerlerimizi yerdik. Bütün bunları Yeşilköy’de de buldum.

Halit Ziya Uşaklıgil, burada yaşarken yazdığı “Kırk Yıl” isimli romanında anlattığı “Yeşilköy” ile, eski adı Ayastefanos olan balıkçı köyüne isim babası olmuş. Sultan Abdülaziz Yedikule-Küçükçekmece tren hattını incelerken Yeşilköy’e de tren istasyonu açılmasına karar vermiş. Böylece 1871’lerden önce küçük bir balıkçı köyü olan Yeşilköy, tren hattının çekilmesiyle Ermeni ve Levanten vatandaşların genelde yazın ve avlanmak için yaşadığı mekan haline gelmiş. Daha sonraları gelişerek çağdaş sanat, müzik ve teknoloji dalında yenilikler yapan önemli şahsiyetlerin de yaşadığı ve hayati kararların verildiği yerleşim yerine dönüşmüş.

Yeşilköy tarih boyunca önemli kişilerin ikamet ettiği ve bir o kadar da önemli olayların geçtiği bir yer oldu: 93 Osmanlı -Rus Harbinin sona ermesiyle Ayastefanos barış antlaşması Yeşilköy’de imzalandı.. İstanbul’u dünyaya resimleriyle tanıtan ve şu anda Latin mezarlığında yatan Levanten kökenli ressam Kont Amedeo Preziosi Yeşilköy’e avlanmak için geldiğinde sahip olduğu av köşkünde ikamet ederdi… Yine Yeşilköy’ün yerlilerinden olan Ermeni kökenli Saray’ın Barutçubaşısı Dadyan ailesi, Osmanlı İmparatorluğu’nun son zamanlarına ekonomi, kültürel, sanatsal yönden çok şey kattı.. Ayrıca Türk Havacılığının ve ilk uzun hava yolculuğunun buradan başladığını söyleyebiliriz, “Tosun Paşa ” gibi nostaljik filmlerin çekildiği sinema platform köşkün hala ayakta olduğunu sanatçıların setten çıkıp tatlı yediği Roma dondurmacısını eski haliyle aynı noktada durduğundan bahsedebiliriz.. Yeşilköy’de sayfalara sığmayan geçmişten gelen birçok hikayeler var.. Yeşilköy’de masalımsı köşklerin olduğu sokakların arasında gezinirken, değişen nüfusun başka renkler katarak aynı bilinçte birleşmesi bizler için büyük bir kazanç …

Yeşilköy’ü çok seviyorum.

EMİ UYGUN

Yorumlar

Yorum