Gezimize Kara ve Deniz Surlarının kesişme noktasından başlıyoruz. Burada kısa bir İstanbul tarihi anlatımından sonra sahabe türbelerinin arasından geçerek sur içine giriyor ve Blaherna Kilisesini ziyaret ediyoruz.
-Ayvansaray’dan Balat’a doğru ilerlerken Aya Dimitri ve Aya Balino kiliselerinin arasından ( dışardan) geçiyoruz..
-Yolumuzun üzerinde Ferruh Kethüda Camii ve Hiraştagebat Kilisesi var.
–Şekercisi, gazozcusu, işkembecisi ve küçücük tipik dükkânları ile Çıfıt Çarşısında turladıktan ve Agora Meyhanesinin önünden geçerek Ahrida Sinagog’unun tam karşısında Balat’ın en güzel kahvesini içmek üzere Serhat’a misafir oluyoruz. Burada içlerine girememekle birlikte Sinagoglar ve Yahudi kültürü hakkında bilgi ediniyoruz
-Vodina Caddesindeki yürüyüşümüzden sonra yan sokaklara sapıp Fenerin renkli evlerinin önünde hatıra fotoğrafı çektirip tekrar caddeye dönüyor ve Tahta Minare’de bir yemek molası veriyoruz. Seçenekler Haliç manzaralı Fındık Kabuğu, Fetih İşkembecisi ,Agora Meyhanesi veya başka bir yer olabilir.
-Yemekten sonra Demir Kilise ve ardından Patrikhane ve Aya Yorgi Kilisesini ziyaret ediyoruz.
-Fener’in en yayvan yokuşundan çıkarak Kırmızı Mektep, Mesnevihane ve Moğolların Meryem’i Kilisesinin olduğu bölgeye ulaşıyoruz.
-Bizanstan kalan bu kiliseyi inceledikten sonra Tevkii Cafer merdivenlerinden tekrar aşaģı inmeden tepeden Haliç’in bir kuşbakışı fotoğrafı ve indikten sonra Eflak Sarayı ve Dimitri Kantemir hakkı da kısa bir izahatla turu bitiriyoruz.

Yorumlar

Yorum