Gönlümüzdeki Program

Egemen Demircioğlu ile Galata
Buluşma yeri: Sebo Börekçisi (Karaköy Rıhtımı)
Başlama saati: 9.30 (Gezimizin hassas zamanlaması açısından tam 9.30’da başlamamız gerekli olduğundan konuklarımız 9.20’de buluşma yerinde olacak şekilde planlama yapabilirlerse süper olur!)
Sinagog ziyareti için kimliklerimiz yanımızda olsun lütfen!
Karaköy Meydanı, Domuz Sokak, Bankalar Caddesi, Banker Sokak, Aziz Pavlus ve Aziz Petrus Kilisesi, Kamondo Merdivenleri, D’Aronco çeşmesi, İtalyan Sinagogu, Galata Surları, Neve Şalom Sinagogu ve 500’üncü Yıl Müzesi, Galata Kulesi, Kart Çınar Sokağı, Eski Banka Sokağı, Saint Pierre Hanı, Ceneviz Evleri, Podesta’nın makamı, Osmanlı Bankası, Arap Camii, Tünel, Stravrodromo, Humbaracı Yokuşu, Kırım Kilisesi, Serdar-ı Ekrem Sokak, Doğan Apartmanı, İngiliz Bahriye Hastanesi, Aşkenaz Sinagogu, Terziler Sinagogu, Avusturya Mahallesi, Tophane, Karaköy, Surp Lusavoriç Ermeni Kilisesi, Türk Ortodoks Kiliseleri, Rus “Çatı” Kiliseleri…
Gezimize Karaköy rıhtımından başlıyoruz.
Karaköy Meydanı’nı (1950’lerdeki yıkımlar, o yıkımdan kalanlar ve kalmayanlar) inceledikten sonra Bankalar Caddesi’ne giriyoruz. Caddenin görkemli binalarını inceledikten sonra ara sokaklara dalıp Galata’nın gizli köşelerini keşfediyoruz, semtin geçmişini elle tutulur hale getiren çok eski yapılara bakıyoruz, Galata’nın sarraflarından, bankerlerinden söz ediyoruz. Saint Pierre Hanı, Ceneviz yapıları, Podesta’nın makamı ve daha birçok şey. Merdivenleri vesilesiyle Kamondo’ları anıyoruz. Son derece zarif bir yapı olan Aziz Pavlus ve Aziz Petrus Kilisesini ziyaretimiz aynı zamanda bir Katolik kilisesini tanımak için güzel bir fırsatı oluyor. Devamında Raimondo d’Aronco’nun sürpriz çeşmesi; İtalyan Sinagogu; Galata Surlarından pitoresk parçalar. Ve sonra sıra belki de gezimizin en ilginç ziyaret noktasına geliyor: Neve Şalom Sinagogu ve Yahudi Müzesi! Bu, aktif bir sinagogu ziyaret etmek için şahane bir fırsat ve müze son derece zengin ve ilginç. (Yemek: Galata Kulesi civarı; Güney Restoran vs.) Yemek sonrasında yine Galata’ya iniyoruz. İstanbul’un “garip” yapılarından İngiliz Bahriye Hastanesi’ni ve Terziler Sinagogu’nu görüyoruz. Pazar gününün boşluğundan istifade Perşembe Pazarında dolaşıyoruz, İstanbul’un en ilginç yapılarından biri olan Arap Camii’ni inceliyoruz ve oradaki eski yapıları (Ceneviz Evleri) görüyoruz. Sonra tekrar Bankalar Caddesi ve Osmanlı Bankası’nın şimdi müze ve kültür merkezi olan muhteşem binasında mola. Hem müze hem kafe hem de başka birçok şey ilginizi çekecek bence orada. Devamında Tünel ile Beyoğlu’na çıkıp bu semtin Galata ile bağlantısını kuracağız. “Stavrodromo”’dan Humbaracı Yokuşu’na girip eski zamanlardaki gibi limana doğru inişe geçeceğiz. Yolumuz üzerinde yine güzel bir sürpriz: Kırım Kilisesi. Devamında İstanbul’un en güzel sokağı olmaya aday Serdar-ı Ekrem ve onun meşhur Doğan Apartmanı. Serdar-ı Ekrem’in küçük kardeşi Lüleci Hendek. Eski Liman Tophane’ye doğru yürüyüş ve Tophane’ye bir göz attıktan sonra Karaköy’e doğru gezimizin son etabı: burada da orijinal mimarisiyle dikkat çeken Surp Lusavoriç Kilisesi ve ilginç hikayeleriyle Türk Ortodoks Kiliseleri ve Rusların “Çatı Kiliseleri” … derken akşamı ediyoruz.
Not: Neve Şalom Sinagogu – Yahudi Müzesi’nde “bağış” adı altında (ama zorunlu) kişi başı 20 TL alınıyor.”

Sekme 2

Yorumlar

Yorum