Egemen Demircioğlu rehberliğinde
KUZGUNCUK’U GEZİYORUZ!

Buluşma saati 09:30

Başlama saati 10.00

Buluşma yeri: Sedef Pastanesi. İcadiye – Bağlarbaşı Caddesi no. 17A. Bu yer deniz kenarında değil
tepelerdedir. Üsküdar’dan Çekmeköy metrosuna binilip Bağlarbaşı durağında inildiğinde yürüme
mesafesindedir (“Rum Mezarlığı”’na götüren “5” numaralı kapı çıkılacak). Google size muhakkak
yardımcı olacaktır!
Kuzguncuk orijinal mahalle hali korunmuş olağanüstü şirin bir semttir. Sokakları ve evleri dikkat
çekecek kadar güzeldir. Evlerin kapılarında fotoğraf çektirmek moda olmuştur!
Kuzguncuk, her zaman kozmopolit niteliğiyle öne çıkan bir yer olmuştur. Cami ile Ermeni kilisesinin
yan yana oluşu dikkat çeker. Gayet yeni olan caminin yapımına Ermeni Kilisesi de bağışta
bulunmuştur!
Bunların hemen yakınında bir sinagog ve bir Rum kilisesi de eksik değildir.
Kuzguncuk bugün birbirinden şirin ve güzel lezzet noktalarıyla dolu bir yerdir: kafeler, pastaneler,
minik lokantalar, fırınlar…
Eczaneleri bile bir başkadır.
Kedileri, köpekleri…
Berber dükkanı, mahalle kahvesi….
Sare Teyze, Doktor Minasyan, Cemil Molla…
Türkler, Rumlar, Ermeniler… ve hepsinden önce Yahudiler…
Mehmet Ali Aybar, Ali Fuat Cebesoy, Mustafa Kemal, Marko Paşa…
Batak Hamamı, Dağ Hamamı… Aşağı Sinagog, Virane Sinagog…
Yahudi mezarlığı
Kuzguncuk her şeyden önce bir Yahudi semtidir. Nasıl Üsküdar Müslümanlar için “Kabe toprağı”
idiyse, Yahudiler için de Kutsal Topraklar’a giden yolun başlangıcıydı ve Yahudiler Kuzguncuk’ta
gömülmeyi bir ayrıcalık sayarlardı.
Kuzguncuk’un büyük tarihi şahsiyeti Fethi Ahmet Paşa’dır. Yalısı en güzel ve eski yalılarındandır
Boğaz’ın. Hikayesi boldur.
Ayrıca yalının korusu olan Fethi Paşa Korusu şahane güzeldir ve olağanüstü güzel bir Boğaz manzarası
sunar.
Turumuzda Boğaz’ın önemli bir kısmını da Kuzguncuk’la bağlantısı içinde tanımış olacağız ve Boğaz
manzarasına doyacağız!
Kuzguncuk’u vadi ve onu çevreleyen tepeler şeklinde keşfedeceğiz.

***
Bu gezi biraz doğa yürüyüşü havasında olacak. Zaman zaman bir parça yokuş çıkmamız gerekecek.
Kuzguncuk’u tanımak ve tadını çıkarmak istiyorsak başka çare yok! Ama hem tırmanırken hem de
sonrasında zahmetimizin karşılığını bol bol alacağız!

Kuzguncuk Yahudi Mezarlığı
Üryanizade Camii
Rum Ortodoks kabristanı (Marko Paşa’nın mezarı)
Kuzguncuk sokakları ve bu arada Perihan Abla sokak
İlya’nın bostanı
Sinagoglar, Rum Ortodoks Kiliseleri, Ermeni Kilisesi ve Cami (dışarıdan)
Sultantepesi
Fethi Paşa Korusu – Yalısı (yalı dışarıdan görülecek)
Tütün depoları
Miri değirmen
Kuzguncuk’ta lezzet noktası çok, yukarıda belirtildiği gibi (Metet Döner, çok övülür mesela). Semtin
en meşhur ve eski yeri, Boğaz kıyısı meyhanesi niteliğindeki İsmet Baba’dır.

Foto: Tarkan Açıkalın

KUZGUNCUK

Bilinen en eski adı ”Hrisokeramos” olduğu ve ”Altın Kiremit” anlamına geldiği bilinen semtin kiremit çatılı kilisesinden bu adı aldığı bilinmektedir. Daha sonra ”Kosinitza” ismi ile anılan semt Evliya Çelebi’ye göre zamanla burada yaşamış olduğu düşünülen Kuzgun Baba isimli bir validen  sonra Kuzguncuk olarak anılmaya başlanır. Çok sesliliği ile bilinen semt, 17. Yüzyılda tam bir Musevi köyü olarak geçer. Burada büyük bir Musevi mezarlığı vardır. Aynı zamanda bu tarihte Rumlarda mahallede varlıklarını sürdürürler. 18. Yüzyılda ise Ermeniler de semte yerleşmeye başlar. 19. Yüzyılda Musevi, Rum ve Ermeni cemaatinin yoğun yaşadığı bir semt haline gelir. 20. Yüzyılda ise semte müslüman nüfus yerleşmeye başlar. Semtte günümüzde iki adet Rum Kilisesi iki adet Sinagog ve bir  adet Ermeni kilisesi bulunmaktadır. Mahalle kültürünü günümüze taşımayı başarmış olan bu semt İstanbul’un çok sesli kültürünün en belirgin noktalarından biri olarak varlığını sürdürmektedir.

Yorumlar

Yorum